Türkiye’nin mali ve gayrimenkul sektörlerindeki karmaşık yapısına ilişkin detaylar, yeni raporlarla gün yüzüne çıktı. Masak’ın hazırladığı kapsamlı incelemeye göre, Kuriş ailesine ait dört üyenin toplamda 1.818 tapu işlemi kaydı bulunuyor. Bu rakam, aile fertlerinin mal varlıklarını ve finansal hareketlerini anlamada önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Raporda, aile üyelerinin nakit ve gayrimenkul transferleri, şirket ortaklıkları ve taşınmaz işlemlerinin detaylı dökümü yer alıyor ve bu hareketlerin vergi, suç ve mali mevzuat açısından nasıl bir havza oluşturduğuna dair tartışmalar başlatıyor.
Rapora göre, Alihan Kuriş ve ailesinin çeşitli taşınmazlarının devirleri, mirasları ve satışları 2016 yılından itibaren yoğun bir şekilde gerçekleşmiş durumda. Özellikle, Alihan Kuriş’in anne, baba, eşi ve yakın akrabalarına ait taşınmazlar, çeşitli işlem ve dönüşümlerle dikkat çekiyor. Bu işlemlerin, genellikle miras veya intikal yoluyla gerçekleştirildiği gözlemlenirken, bazılarında ise satış ve tevhit gibi hukuki işlemler öne çıkıyor. Taşınmaz hareketlilikleri, aile üyelerinin mal varlıklarını nasıl yönettiklerini ve olası finansal kaynakların akışını anlamada önemli ipuçları sunuyor.
Rapordaki en etkileyici detaylardan biri, aile fertlerine ait tapu ve işlem kayıtlarındaki yüksek yoğunluk. Annenin toplamda 646, babaannenin 539, babanın 207 ve eşin babası Mustafa Kösemusul’un 426gayrimenkul işlemi kaydı bulunuyor. Bu sayılar, yalnızca taşınmaz edinimi, satışı veya devri değil; aynı zamanda miras, intikal ve cins değişikliği gibi farklı işlemleri kapsıyor. Bu geniş hareketlilik, taşınmazların edinim ve devir zincirlerinin detaylı bir şekilde incelenmesini zorunlu kılıyor; zira toplam işlem sayısı, aile üyelerinin gerçek mali gücü ve finansal hareketlerinin büyüklüğü hakkında önemli ipuçları veriyor.
Özellikle Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e ait ta ve ise son derece yüksek bir işlem yoğunluğu sürüyor. 646 tapu ve işlem kaydının yanı sıra, taşınmazların büyük bir bölümünü miras ve intikal yoluyla edinen aile, bazı taşınmazlarını üçüncü şahıslara devretmiş. Bu satış ve devirler sırasında kaydı bulunan şerh ve tedbirler, işlemlerin hukuki yapısı konusunda soru işaretleri uyandırıyor. Bazı parseller üzerinde çok sayıda haciz ve tedbir kaydının olması, taşınmazların gerçek satış ve edinim bedelleriyle uyuşup uyuşmadığını gündeme getiriyor. Ayrıca, aile üyelerine ait şirket ortaklıklarının da bu dinamiğin bir parçası olarak incelendiği detaylar arasında yer alıyor.
